Yılmaz Abi’nin İsyanı

377738498bf685b226c618146d19168d

Çeşme Sarnıçta yirmi bir yıl babadan kalma bir tarlamız vardı, tabi tarla değebilirsen. Her taraf çalılık taşlarla doluydu. Bir buçuk yılda bugünkü duruma getirdim. Tarlama incir, elma, limon, yenidünya, keçiboynuzu, armut, ayva, nar yani aklınıza ne geliyorsa her meyveden diktim. Tarlamın bu arada bir kıyısına da bir hayvan damı yaptım. İki adet inek aldım sütünü peynirini satıp geçiniyorduk. Hanım bankada çalışıyordu, evimiz kiraydı. Banka kapanınca ev kirasını ödeyemez olduk, bunlar yetmiyormuş gibi bir de hayvan hırsızlığı başladı. Elektrik yok, mumla oturuyordum. Bir de üstüne tarlamın kıyısındaki su kuyusu da kurudu. İnekleri satıp hayvan damını alıp eve çevirdim. Kır alıp bir artizyen kurdum. Çocuklar büyüyordu, geçim zorlaşıyordu. Tarlaya mevsimine göre bir şeyler dikiyorduk mevsimine göre salep ,kekik, ada çayı, şevketi bostan, arapsaçı toplayıp satıyordum. Bütün güvencem bu tarlaydı. Babadan kalma iki de evimiz vardı bu evi kardeşlerime verdim. Ben de bu tarlayı aldım bir de bu tarla uğruna sağ gözümü kaybettim. Şimdi gözüm 100/30 görüyor, her şey yoluna girdi derken tarlamdan 3,5 metrekare aldılar.. Elli lira altmış dokuz kuruş kıymet koymuşlar. Ben de komşularım gibi dava açtım.  Şimdi yüz otuz iki liraya çıkarmışlar. Dava ücreti olarak 290 lira ödedim. Bana dünyaları verseler istemem, ben tarlamı kimseye satmak istemiyorum. Ama bu koca pervanelerin altında nasıl yaşarım? Satsam bile alan çıkmaz artık.

Geçen sene bir gün tarlada çalışıyordum. Benim tarlamın yanına bir araç gelmiş içinde bizim muhtar ve dört beş kişi daha varmış. Tarlalara bakıyorlarmış. Bunlar Taktir Komisyonuymuş. Bizim tarlalara kıymet koymuşlar. Benim tarlam birinci derece sit alanı. Ben tarlama çift bile çekemezken dözerler bizim tarlalardan geldi geçti. Adı Acele Kamulaştırma!. Benim hanıma da burası kıraç arazi, buraları para etmez demişler. Dönümüne on üç bin lira para biçmişler. Benim tarlamın para edip etmediği onlara kalmış. Benim hanım yanlarına gitmiş ne yapıyorsunuz demiş. İçlerinden iki kişi; mühendisiz, Ilıca’dan otobana çevre yolu bağlantısı yapacağız demiş. Bir kere tarihi araştırma yapıyoruz dediler, bir kere termal su araştırması yapıyoruz demişler, evlerinizden sıcak su akacak! Bize hep yalan söylediler. Bize hiç kimse gelip sormadı bile.

c9dbe9fcaab8f313b3714f0256b82c20

Bunlar da yetmiyormuş gibi yanımda bulunan komşum Mehmet Aypak’ların tarladan yol geçirdiler. Yolu beş metre yükselttiler. En kötüsü tapu hala Mehmet Komşuda, davalar devam ediyor. Deniz manzaram vardı, artık yok! Tarla yoldan sonra çukurda kaldı, şimdi yağmurlar başladığında ne olacak, burası göl olacak. Bunu bize yapmaya kimin ne hakkı var? Ben de bu ülkenin bir vatandaşıyım. Geldiler hayatımı mahvettiler. Zaten inşaat başladığından beri diktiğim hiçbir mahsulu alamadım tozdan topraktan. Ağaçlar toz kaplı, ölüp gidecek.
Bir gün komşu kızı Esen Hanım buraya geldi, işçileri zeytin ağaçlarını keserken yakaladı ve ne işiniz var burada, nasıl başka birilerinin zeytin ağaçlarını izniniz yok kesiyorsunuz tapular hala bizde demiş. 6 işçi çıkmış bu kadın bizi tehdit etti demişler. Jandarmaya ifade vermek zorunda kaldı. Yani durum bu. Biz tarlamıza çit bile çekemezken bunlar 400 ton demir kamyonlarca beton döktüler. Çok üzgünüm.

Saygılarımla,

Yılmaz Ertekçe

Çeşme, İzmir