Vatandaşlarımızı Bilgilendirmeye Devam!

ÇEŞME SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM PLATFORMU VATANDAŞIN BİLGİLENDİRİLME HAKKI İÇİN ÇALIŞMALARINA DEVAM EDİYOR

Çeşme ve civarına yapılması tasarlanan ve bir kısmı için altyapı inşaat faaliyetleri süren RES tehdidi giderek büyüyor. Halkın itirazına ve elde edilen yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen ne otorite ne de uygulayıcıları bu doğa katliamını ve yaşam alanlarımızın tahribatını engelleyemiyor. Acele kamulaştırma ile el konulan toprakların akibeti ise mal sahiplerinin tüm itrazlarına rağmen sürüncemede bırakılıyor.

Alınan ÇED muafiyeti ile projelerin çevreye, sosyal dokuya ve insan sağlığına etkileri gibi değerlendirilmesi gerekn çok önemli konular halktan saklanmış, halkın bilgilendirilme hakkı ve bu konuda görüşlerini bildirme hakkı tamamen engellenmiştir.Platform, Çeşme’lileri yaşam alanlarını ve geleceklerini taahhüt altına alacak bu gelişmeler ve oluşturacakları olumsuz etkileri hakkında bilgilendirmek üzere bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Bir hafta boyunca Çeşme içi ve civar yerleşim yerlerindeki köy kahvelerinde bilgilendirme toplantıları yapıldı, son toplantıyı takiben 22 Temmuz da ise liman ve çevresinde , bazı teknelerin de katılımı ile küçük çaplı bir protesto gösterisi ve daha sonra halkın katılımı ile Aya Haralambulos kilisesinde bir forum gerçekleştirildi. Forumda konunun boyutları ( Alev Çağlar, Esen F.K. Whiting), hukuksal mücadelede gelinen konum(Av. Gülşen Korkmaz Kahraman) ve insan sağlığına tehditleri (Prof.Dr. Zuhal Okuyan) aktarıldı.

Forum sırasında, Türkiye’nin nehirlerini, ormanlarını, sulak alanlarını, tarım ve hayvancılık alanlarını yenilenebilir enerji kisvesinde talana açan zihniyet şidettle eleştirildi. Anadolu da sürdürülen bir çok HES, RES, termik, nükleer, madencilik gibi projeler karşısında halk direnişinin önemi ve etkisi vurgulandı. Bu anlamda tüm Çeşme’liler yaz ataletinden sıyrılarak geleceklerine, torunlarının haklarına sahip çıkmaya davet edildiler.

Gündeme getirilen bir diğer önemli husus ise Çeşme sırtlarına yerleştirilmesi düşünülen rüzgar türbinlerinin ÇED raporu dışında tutulabilmesi için yapılan kanunsuz uygulamalar oldu. Dikilecek türbin sayısının az gösterilmesi (örneğin Ovacık tepelerini talan eden ABK Şirketinin toplam 13 türbin olan projesinin 6 türbin ile başlaması gibi) ve Çeşme Karadağ, Ovacık, Sarnıç, Mamurbaba, Alaçatı, Reisdere ve Germiyan a yayılacak dev RES’lerin toplam 100 MW’ı aşan üretimi ve enerji nakil hatlarınnın doğaya ve buralarda yaşayan canlılara vereceği olumsuz etkileri saptayacak olan ÇED raporundan muaf tutulmak üzere 5 ayrı projeye bölünüp çeşitli şirketlere dağıtılması tartışıldı.

Toplantı, yaşam alanlarında RES istemeyen halkın dile getirdiği yanıt bekleyen tesbitlerle kapandı:

  1. Kamu yararı görülmeyen ve antidemokratik bir uygulama olan Acele Kamulaştırma durdurulsun.
  2. Halkın bilgilendirilme hakkı yerine getirilsin. Adı geçen tüm RES’ler için yapılacak inşaat ve yol faaliyetlerinin doğaya ve çevreye vereceği yük, toplam üretim kapasiteleri ve etkileşim alanları ile neden olacakları toplam olumsuz etkilerinin (çevre, sağlık, yerel ekonomi) analizi halk ile paylaşılsın. ÇED MUAFİYETİ KALDIRILSIN, YENİDEN ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRİLMESİ YAPILSIN.
  3. Halkın itirazına rağmen sürdürülen bu faaliyetlerin neden olacağı tahribatı tesbit edip, kamu yararına eyleme geçmesi gereken ilgili tüm bakanlık birimleri (Sağlık, Çevre ve Şehircilik, Turizm, Gıda, Tarım ve Ormancılık, İç İşleri ve Adalet Bakanlıkları) ve İzmir Büyükşehir ve Çeşme Belediyeleri göreve çağrıldı.
  4. Hukusal alanda edinilen mahkeme kararlarının uygulanması için TC Çeşme Kaymakamlığı, TC Çeşme Savcılığı ve kolluk güçleri göreve davet edildi.

 

Etiketler: