Yasal Aykırılıklar

ÇEŞME’DE YAPILACAK RES’LER İLE İLGİLİ HUKUKİ AYKIRILIKLAR

1. Decere SIT alanı - ABK Çeşme RES AŞ'nın insaat sahası

  • GÜNCEL: İzinsiz yol kapatma  20 Kasım tarihinde UKOME’den izin almadan tırlar ilçe merkezindeki yolları trafiğe kapattı. Geçiş izni olmamasına rağmen gelen tırlar, vatandaşın haklı itirazları ile karşılaşınca, geri dönüşü mümkün olmayan tırlar emniyet güçlerinin vatandaşa haksız müdahalesi sonucu geçirilebildi.
  • GÜNCEL: Kaçak kazı ve evrak sahtecilik. İlçe merkezinde kaçak kazı! ABK Çeşme RES A.Ş. 11 Kasım 2014 tarihinde, saat 17:00 sularında Fahrettin Paşa Mahallesi girişindeki 3 yol ağzı kavşakta kazı çalışmalarına başladı. Muhtarın haber vermesiyle, Zabıta ve polise haber verilerek bölgeye gidildi. Resimler için tıklayın.     
  • İzinsiz trafiği kapatma ve yol kazısı çalışmaları sırasında, şirket yetkilisinin izin olarak gösterdiği Belediyeye kazı bedeli yatırıldığına dair gösterilen evrakın TEDAŞ’ta çalışan bir memur adına imzalandığı ve ilginçtir ki, TEDAŞ memuru sahte imzalı evrakın TELEKOM direğini yer altına almak için düzenlendiği anlaşıldı! Konu ile ilgili suç duyurusunda bulunuldu.
  • GÜNCEL: Özel mulkiyet tecavuz2 Ekim’i 3 Ekim’e bağlayan gece sabaha karşı, 3 adet türbin parçasını taşıyan tırın vadiye ulaştığı görüldü. Olayın ardından daha önce tarlasına tecavüz edilerek ağaçları sökülen ve tonlarca hafriyat dökülerek dolgu yapılan özel mülkiyet sahibinin tel çitlerle koruma altına almaya çalıştığı taşınmazın tel çit direklerinin yerinden söküldüğü, sonra tekrar yerine yerleştirilip taşlarla sabitlendiği anlaşıldı. Detaylar için tıklayın.
  • GÜNCEL: Yasal tamamlanma süresi doldu. ABK Çeşme RES A.Ş.’nin Çeşme RES projesinin yasal tamamlanma süresi ikinci kez doldu! Kanunen alabileceği süre uzatımı hakkını da kullanarak 1 yıl ek süre alan projenin yasal süresi 29/09/2014 tarihinde doldu.
  • GÜNCEL: Özel mulkiyet tecavuz ve ağaç kaliamı10-13 Eylül 2014 tarihler arasında Çeşme Belediyesi’nden izin almadan ve haber vermeden Çesme merkezinde yüzlerce metre kadastral yolu genişlettiler. Özel mülkiyete tecavüz ettiler, içindeki ağaçları izinsiz söktüler, yaklaşık 50 kamyon hafriyat döktüler. Türbinleri getirecek TIR dönüş yolu için hak, hukuk tanımadılar. ABK Çeşme RES A.Ş., Bilmer İnşaat A.Ş. ve taşeron hafriyat şirketlerinin kural tanımazlıkta son noktası! Resimler için tıklayın
  • Kamulaştırma Kanunu’nun 27.maddesi “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.” hükmünü amirdir. Madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere, Acele Kamulaştırma Kararı milli müdafaa gibi özel durumlar için uygulanır. Acelelik hali somut olarak belirlenmeli, genel çerçevesi çizilmelidir. Çeşme için acelelik hali sözkonusu değildir. Acele kamulaştırma hukuka aykırıdır. Danıştay acele kamulaştırmanın iptali için açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.
  • Danıştay’ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararları idari makamlar tarafından uygulanmamaktadır. Yargı kararını uygulamamak TCK’da suç olarak düzenlenmiş olmasına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, anayasasına göre bir “hukuk devleti” olmasına rağmen hukuk çiğnenmekte, anayasaya aykırı davranılmaktadır.
  • Açılan kamulaştırmanın iptali davalarında idare mahkemeleri tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararları da uygulanmamaktadır.
  • Vatandaşlar aleyhine Çeşme Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan “Bedel Tespiti ve Tescil” davalarında gerek Danıştay’dan gerekse İdare Mahkemelerinden verilen yürütmeyi durdurma kararları olmasına rağmen, açılan kamulaştırmanın iptali davaları bekletici mesele yapılmamıştır.
  • RES kurulmak istenilen taşınmazlar 1. ve 2.derece SİT alanında kalmakta olduğu halde, Tabiat Varlıkları Koruma Kanununun İlke Kararlarına göre kesin yapı yasağı bulunan bu bölgelerde yalnızca nakil hattı izni verilebileceği açıkken, yatırımcı şirketlerin bütün santral alanı 1. ve 2. Derece doğal sit alanlarındadır.
  • Bölgede yatırım yapan şirketler için ayrı ayrı ÇED gerekli değildir kararı alınmıştır. Oysa Çevre Kanununa göre bölgede yapılan yatırımların kümülatif etki değerlendirmesi gerekmektedir, nitekim bölgede yapılan toplam yatırım 76 MW’dır. Ülkemizin çevre sorunlarının kronikleşmesinde, adaletsizliğin, hukuksuzlukların artmasında, ülke kaynaklarının yok edilmesinde büyük rolü olan ÇED Muafiyeti sürecinin yarattığı tahribat korkunçtur. Çeşme’de yarattığı tahribat da korkunç olacaktır.
  • 2872 sayılı Çevre Kanununa geçici madde eklenerek büyük ve çevre için riskli projelere Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) muafiyeti getiren yasa değişikliği hakkında Anayasa Mahkemesi’nce 3/7/2014 tarihinde iptal kararı verilmiştir. Buna rağmen Anayasa Mahkemesi kararına uygun hareket edilmemektedir.
  • 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 6. ve geçici 9.maddesi ile Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin geçici 15.maddesi hükümlerince lisans aşamasındaki rüzgar enerji santrallerinin %95’i için inşaat öncesi dönem 2 Mayıs 2014 tarihinde sona ermiştir. Kanunda ve yönetmelikte belirtilen süreler ve geçici maddeyle tanınan ek süre içinde, bölgede üretim yapacak şirketler inşaat öncesi döneme ilişkin işlemleri sonuçlandıramamış olduğundan üretim lisansları yasa gereğince yok hükmünde olup bu nedenle EPDK tarafından iptali gerekmektedir.
  • EPDK bu şirketlerin lisanslarını halen iptal etmediği için hukuka aykırı davranmata olup, ileride tazminat ödemekle karşı karşıya kalabilir.
  • Hak arama mücadelesi veren vatandaşların bir kısmına kendi tapulu mülklerinde yapılan usulsüz inşai çalışmalara karşı çıkmaları nedeniyle “Çalışma Hürriyetini İhlal” etmekten dava açılmıştır.
  • Yürütmeyi durdurma kararları olmasına rağmen, kamulaştırmanın iptali davalarını “bekletici mesele” yapmayan yargıçları reddeden vatandaşlara aynı yargıçlar tarafından “davayı uzatmak istedikleri ve dilekçelerinin matbu olduğu” gerekçesiyle, reddedilen aynı mahkeme yargıçlarının bizzat kendileri tarafından hukuka aykırı olarak 5000’er Türk Lirası disiplin cezası verilmiş. Bu kararlar vatandaşlar tarafından temyiz edilmiştir.
  • Bölgedeki yatırımcılardan ABK Çeşme RES A.Ş. şirketi, kamulaştırma işlemleri bitmeden ve tescil işlemleri gerçekleşmeden, tapuda kişilerin adına kayıtlı özel mülkiyetleri işgal etmiş, yollar açmış, tonlarca hafriyat dökmüştür. Tüm yasal hak aramalara rağmen, anayasa tarafından koruma altında olan özel mülkiyet hakları devlet yetkilileri tarafından korunamamıştır. Şirket, üretim lisansına konu olan tüm inşaat öncesi yasal izin ve süreçleri tamamlamadan “inşaat ruhsatı” alamaz. Buna rağmen, tüm temel inşaatları bitmiş, şalt merkezi binaları yapılmış, 1. derece doğal sit alanında olan şantiye prefabrik binalarının altına hukuka aykırı bir şekilde ve Belediye izni alınmaksızın yüzlerce metrekarelik beton su basmanı yapılmıştır.