Komşu İlçe Karaburun’dan Uyarı

CANINIZI VERİN DAĞLARINIZI VERMEYİN

Ege Çevre Kurultayı’nda konuşan Karaburun’un Yaylaköy’ünde oturan Mustafa Şenbahar, RESler ve onun mücadele öyküsü hem bize örnek oluyor hem de coşku ve öfkesi bizleri uyararak mesaj veriyor. RES gerçeğini tüm acısıyla yaşamış Mustafa Şenbahar’ın bize gönderdiği mektubu sizlerle paylaşıyoruz:

atf 2

“Mücadelenizi gönülden destekliyorum. Karaburun yayla köyünde RESlere karşı tek başıma mücadele başlatığımda Türkiyede ilkti bana sadece ilk başlarda Prof. Dr. Beyza Üstün köye gelerek RESlerin HESlerden farkı olmadığını, ikisininde çevreyi tahrip ettiğini söylediğinde tuzu kuru bütün kesimlerden tepki gelmişti nükleerden iyi değilmi temiz enerjiydi adı. Prof. seviyesindeki bilim insanı bile RES hakında bilgisi yoktu, Türkiyenin her yerinden insanları çağırdım, ayvalık’tan sivil STK’lar gelip köyümüzü gördüler şok oldular, döndüklerinde Cunda adasındaki RES firması iş makinaları toplayıp gittiler, 4 sayfalık hazırladıkları yazıda Yayla köyü muhtarının söyledikleri sözlerden çok etkilenmişlerdi, canınızı verin dağlarınızı vermeyin sözleriydi. Facebookta 65 bin kişi bu sayfayı ziyaret etti Hatay Samandağından, Aydın Çine’ye Turgutludan Yaşam Platformu köyümüze geldiler beraber halkı bilgilendirme toplantılarını yaptırmadık, köyümüze 50 adet türbin dikildi. Yaşam alanımıza 300 metre mesafede 3MW’lık türbinler görültüden yatamaz olduk, Nina Piyerpont’un yaptığı çalışma WIND SENDRUMU hastalığı belirtileri başladı, baş ağrıları, stres, hırçınlık, bulanık görme, yaşlı insanlarda hastalıklar arttı. Yarasalar, ada martısı köyü terk etti, keçiler erken sütten kesildi, düşük ve geç tekeye gelme eskiden 600 keçili bir sürüde 10, 15 körpe oğlak varken şimdi 200 adete çıktı, temiz enerji safsatası basından okumuştum göndelikçi hocalar ne demektir diye sonradan öğrendim. RES reklamını, HES ve termik santral reklamını yapanlarmış.”

türbanlı olan slider

“Yaşadığımız gerçekleri paylaşmak istiyorum, önce köyden bir iki kişi işe alırlar, köyü ikiye bölüp yönetirler. Benim gibi kişilere de ağır suçlamalar ve iftira atarak sindirmeye çalışır. Mesela bir ay İzmir’den köye gelmediğim halde, bilirkişi ve polis kriminal labarotuvar incelemesinde iş makinaların mekanik olarak yanma olayını beni sindirmek için özerime attılar. Türk adaleti takipsizlik verdi. Dikim ve dik dururum. Köy mahalle olmadan, muhtar heyetinden izin alarak eski evimi depreme dayanıklı hale getirdim, şikayet ettiler belediye mühürledi ruhsatsızdır diye. Bu tür olaylara hazırlıklı olun. Şunu öğrendim, tüm partilerin hem RES’i hem HES’i olan milletvekileri var birde bir kısmı çevre milletvekili, Yayla köyünde il özel idareden geçirmediğimiz ruhsat ve kapasite artımı projeleri şimdi nereden imar iznini aldıklarını bilmiyoruz. Bazısına halk toplantısı yaptırmadığımız için yabancı bankalar kredi vermeyince bir büyük x Türk bankası kredi verdi. Bacı siyasetçilerin Almanya gezilerinden sonra verdikleri demeçlerde İzmir bir enerji merkezi olacak demekte, halbuki bu siyasetçinin Temmüz ayında meclis konuşmasında enerji bakanın maden ve RES ruhsatlarını rant için verdiğini Karaburun ve Çeşme’nin türizm merkezi olabileceğini bu kadar ruhsatın verilmemesini söylüyor. Bu ne çelişki, bakın en büyük güç halktır öyle siyasetçi konseyler monseyler derde deva değildir.”

karaburun-koy-meydan-res

“Bana bir öğretim üyesinin söylediği: Egede çevre ürgütleri ve Türkiyede bazı çevre ürgütleri sektörleşmiş veya siyasetle uğraşıyorlar demişti. Yayla köyünde kapasite artırımı 49 adet türbini Karaburunun başka köylerine kaydırdı Bakanlık yoğun karşı çıkışımızla. Temenimiz yarımada’da hiç dikilmemesi. Durum bu, mücadelenizde başarılar dileğiyle selamlar”.

aybalık tabiat formu

Mustafa Şenbahar’ın değerli yorumları arasında bahsettiği Rüzgar Türbini Sendromu ile ilgili makaleyi aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.

Dr. Nina Pierpont, Rüzgâr Türbini Sendromu: Doğal bir deney raporu

http://www.windturbinesyndrome.com/img/Turkish-final.pdf