İŞTE ABK’NIN ÇEŞME RES’İ

Iste abk cesme res slider mavi

Çeşmeliler yasal haklarını kullandı.

2014 başından beri, Çeşme Ovacık arasında mülkiyeti olan arazi sahipleri, 1. ve 2. DERECE DOĞAL SİT koruması altındaki kendi özel arazileri ve hazine arazileri üzerinde, halktan habersiz bir şekilde yıllarca planlanan ve yerleşim alanlarının adeta içinde olan rüzgar enerji santrali projelerini durdurabilmek, Çeşme’ye ve topraklarına sahip çıkabilmek için hukuki haklarını kullanmışlar ve imece ile mücadele etmişlerdir.

ABK Çeşme RES A.Ş.’nin halk ile ilk ve tek bir araya gelişi, 3 Ocak 2014’de, acele kamulaştırma kararı çıktıktan sonra,  bir  ‘fiyatta uzlaşma toplantısı’ olmuştur. Topraklarına zorla el konulmak istenen, neredeyse tamamı Çeşmeli olan ve birbirini kuşaklardır tanıyan aileler, toplantıda topraklarını satmak istemediklerini ve hukuki haklarını kullanmak istediklerini açıkça beyan etmişlerdir. Çeşme kamuoyu da planlamasını yeni öğrendiği bu projeye tepkisini göstermiştir. Şirketse 6 Ocak’ta, hemen toplantının ardından, henüz teslim bile almadığı hem özel mülkiyetlerde hemde hazine arazilerimizde inşaat faaliyetlerine başlamıştır. Bu projeye Çeşme’nin rızası olmadığı bilindiği gibi. Bedel Tespit ve Tescil Davaları da ancak 21 Ocak’ta gazetede duyurulmuştu. Danıştayında ilk yürütmeyi durdurma kararı 22 Ocak’ta alınmıştı!

Talan white colour

Bu projelerin yerini kim seçti?

Yatırımcılar, Ege kıyı şeridimizdeki bu nadide, tarihi ve muhteşem vadiyi, bölgede yaşayanlara, toprak sahiplerine, tabiata ve Çeşme’ye verecekleri zararları bile bile; sadece Çeşmenin olağanüstü rüzgarından edecekleri rantı düşünerek, yatırımlarını gerçekleştirmek için seçtiler.

Sanki biz onların arka bahçesini kazıyoruz!

Çeşme’nin merkezine çepeçevre planlanan ilk 8 türbünü yerleştirerek 5,000 dekarlık alanı kontrolleri altına almak  isteyen ve Çeşme ile uzaktan yakından alakası olmayan bu insanlar, başımızın üstüne, topraklarımızın üstüne, söz hakkı önce Çeşme halkının olan hazine arazilerimiz üstüne 140 metrelik direkler koymak istediler. Bunu sadece ve sadece para kazanmak ve rantı için yapan şirket, süreçte dava açarak ya da protesto ederek hakkını arayan, projeye tepki gösteren insanları suçlu, kötü niyetli, rantçı, ve hatta terörist ilan ettiler.

Dedelerimizin topraklarında terörist olduk!

_DW10361

Tek savunma yeşil enerji, enerji açığı var, kamu yararı, çok yatırım yaptık.

Çeşme’nin verimli rüzgarlarını kendi rantları için kullanmaktan başka hiç bir şey düşünmeden hareket eden yatırımcıların tek dayanağı ise ülkede enerji açığı olması. Sanırsınız işi gönüllü yapıyorlar! Sanırsınız ki devlet kendilerine ‘davaları bekleme, yolarda kaçak kazılar yap’ dedi!… ‘Kamu yararı’ nın ise yeterli dayanağı olmadığı Danıştay’ın ara kararlarında açıkça mevcut. Hal böyleyken şirket bugüne kadar çalışmalarını hiç durdurmadığı gibi, şimdi de ‘biz çok yatırım yaptık, ödeyemeyiz’ diyerek kendini haklı çıkarmaya çalışıyor.

Davalar devam ediyor!

Projeye konu tüm idari kararlar hakkında, açılmış ve sonuçlanmamış davalara ve gerçeklere rağmen sanıyoruz ki ABK şirketi hala hukuksuz davranmaya devam edecek. Acele kamulaştırma, üretim lisansı iptali, ÇED kapsam dışı iptali, plan iptali, kamulaştırma iptali ve hatta devam eden bedel tespit ve tescil davaları varken 1. ve 2. derece doğal sit alanlarını talan etmeyi sürüdürecekler. Peki ya kamu yararı yoksa, ya ÇED kapsam dışı kararı yargıdan dönerse, ya planlar iptal edilirse?

Halktan habersiz, gizlice, yıllarca… Bilimsel rapora ters!

Ne Çeşme yerel halkı, ne toprak sahipleri, ne turizmle ilgilenen odaları, ne yerli iş adamları, ne de geçimini bölgeye özgün toprak ve mikroklimadan temin eden çiftçilere bilgi verildi. Kısacası yatırımcı ve müttefikleri 1. derece doğal SİT ve uluslararası BERN sözleşmesi ile de koruma altına alınmış bu güzelim bölgeyi, senelerdir, gizlice ticari rantları için planladılar. Yatırımcının bizzat kendisinin Akdeniz Üniversitesine yaptırdığı, fakat sonucunu gizleyip hiçe saydığı Çevre Etkileşim Raporu açıkça belirtmektedir ki, ‘bu yatırım bölge insanını ve tabiat yaşamını olumsuz yönde etkileyeceği kaçınılmazdır’. Kendi yaptırdıkları bu rapor bile onları durdurmaya, tekrar düşünmeye yetmemiştir.

Tüm izinlerimiz var!

Göz boyamak ve ilgili herkesi pes ettirmek için normal insanların konu hakkındaki bilgisizliğinden istifade edip; ‘tüm müsaadelerimizi aldık,  bu iş bitti, Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı var, bu yeşil enerji’, yanıltıcı sloganlarını kullandılar.
Mücadelesini hukuki, toplumsal ve siyasi alanlarda sürdüren kişileri hedef alıp, türlü asılsız ve beyana dayalı iftiralarda bulundular. Ve başından beri yanlışlar yaparak hukuksuz olarak hareket ettiler. Bugün artık bu gerçeği sadece Çeşme halkı değil T.C. kanunlarına saygılı ve inanan çokça insan öğrenmiş durumda.

ruzgargulu

Topraklar tapuda hala bizim, çalışmalar bitti!

Kamulaştırılma prosedürü hukuki süreç içerisinde bitirilememiş, tapuları hala öz sahipleri üzerine kayıtlı araziler üzerinde 11 aydır çalışmalarını ve talanlarını sürdürmekteler. Çeşmelilerin atasından emanet kıymetli topraklarını, projenin yanlış olduğuna inanç ve kanaatleri gereği korumaya çalışan insanların haklarına hiç saygı göstermeden ezmeye çalışıyorlar.

Proje planlaması evlere şenlik! Yol yok…

Şu an öyle bir gerçekle karşı karşıyayız ki bu projeyi kim planladıysa, türbinlerin ve direklerin vadimize taşınması için gerekli olan yolu planlanmamış bile! 55 metre uzunluğundaki kanatlarla yüklü TIRlar İzmir Çeşme arasında bekletiliyorlar. Vadiye taşınabilmeleri için gerekli olan fiziki yol YOK!!!

Yatırımcı, geçişin mümkün olabileceğini sandığı bir güzergahtaki tüm yolları emri vaki genişletebilmek için gece gündüz yerel yönetime dahi haber vermeden, sahte evrak düzenleyerek kaçak kazılar yaptı ve hatta proje alanlarında dahi olmayan özel mülkiyetlere tecavüz ederek, ağaçlar kesti, izinsiz kazı-dolgu çalışmaları yaptı. Arazisini kullandırmak istemeyen vatandaşlar hakkında dahi yetki dışı davalar açıp, insanları kötü niyetli olmakla suçladı.

UKOME’den izinsiz geçiş ve yol kapatma!

Nakil yolu olmayan proje için şirket hiçbir izin almadan trafiği önlemsiz olarak kapatıp, can ve mal güvenliğini tehlikeye atarak ve iş güvenliği ihlali yaparak türbin parçalarını kaçak olarak proje alanına taşıdı.

cig turbine

Tırlar çamura saplandı! Süresi çoktan dolan proje için şirketin hala projeyi tamamlamaya çalışırken düştüğü durumlar ise gerçekten ilginç. Son yağmurlardan sonra tırlar kaçak geçiş sırasında çamura saplandı.

Temiz değil, hak, yaşam ve doğa afeti!

Bugün artık herkes anlamıştır ki bu yatırımın temiz enerji ile hiç bir ilgisi yoktur. Kağıt üzerinde olası iyi niyetler ile planlanan yatırım bugün gerçekte tamamen yolsuzluk, usulsüzlük, hukuksuzluk, hırs ve aç gözlülük ile bir yaşam ve doğa afeti haline dönüşmüştür.

Süre bitti!

Açıktır ki yatırımcıların hukuki süreleri bitmiştir ve kendi açtıkları kuyuda hapis kalmışlardır. Yatırımcı olarak kaybetmelerinin yanında bir de kanunsuz olarak işledikleri suçların cezalarını T.C. kanunlarına göre elbet günün birinde çekmeleri kaçınılmazdır.

IMG_7018

Bu mücadelemize ilgi ve desteğiniz için teşekkür ederiz !